Fethiye nereye koşuyor
Fethiye'de yağ,un ve şeker var ama nedense bir türlü turizm helvası yapılamıyor.
Muhteşem bir doğa. Geçiş uyumları ve onların zengin geçmiş izlerinin onun bilgisinin fışkırdığı tarih değerleri. İstanbul ve Antalya dışında Türkiye ile eş değerde çağrışım yapan üç marka değeri yerimizde birisi olan Ölüdeniz'i bünyesinde barındırması.Diğerleri Kapadokya ve Pamukkale. Ekstrem sporlara uygun parçalar,yamaç paraşütünde Avrupa'nın en önemli destinasyonlarından birisi olması yanında Fethiye Köyü'nün kürek sporuna,Kocaçalışma tarafının ise rüzgar sörfüne bağlıdır. Tarihi Likya yolu. Mavi yolculuklar için yeşilin tüm alanları ile turkuaz mavisinin içiçe girilen koylar. Bunun yanında ikisi de gerçek anlamda birer halk adamı olan ve tüm olumsuzluklara rağmen hizmet için gecelerini gündüzlerine katan Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçi ve Ölüdeniz Belediye Başkanı Keramettin Yılmaz gibi çok özel iki yerel idariye sahip .Ayrıca Fethiye'de
yaşayanlar; Fethiye'yi benimsedikleri ve onun şehrinin bir parçasını değiştirmek Türkiye'nin problemsiz, insanlarının barış içinde yaşadığı nadir turizm bölgelerinden birisinin bu şehirde yaşadığı. Yani kısaca Fethiye'de yağ,un ve şeker var ama nedense bir türlü turizm helvası yapılamıyor.
Bunun sebeplerini ve çözümlerini aşağıdaki şekilde sıralıyoruz:
-Yaklaşık 15 civarında sivil turizm örgütü vardır,bunun yanında belediyede hatırlanabilir miktarda turizmci var. Ancak Fethiye'nin en büyük demokratik yapısı, bu örgütler arasında işbirliğinin olmaması ve fikir üretme yetisinin olmamasıdır. Fethiye bir an önce bu örgütler ile koordinea ederek giderek bireysellikten çok, Fethiye'nin ortaya çıkması ve hedeflerini ortaya çıkaracak çalışmalar yapmalıdır.
- Fethiye'yi uluslarası arenaya taşıyacak bir markaya ihtiyacı var. Bunun için de elinde Likya Medeniyeti gibi bir değer var. veya sonbaharda Likya yaşam tarzını, zevklerini ve folklorunu yansıtacak bir hafta sürecek olan Likya Festivali ürünleri ve her yıl aynı tarihlerde yapılmaz. Tüm turistik tesis çalışanları ve esnaf (konumları elverdiği kadar) likyalı kıyafeti giymeli. Fethiye zamanında yolculuklar Likya'yı yaşamalı. Festival alışverişi, esnaf likya yaşam tarzı ile ilgili elbiseler, hediyelik ürünler sunmalı. Bu ölü piyasayı canlandıracaktır. Ayrıca destek amaçlı olarak fuar ve uluslararası organizasyonlarda kullanılmak üzere hediye Likya paraları bastırıldı.
- Tarihi Likya yolu festivali kapsamında kullanılmalı. Nostaljik Likya yürüyüşü yapılmalı.
- Turizmin çeşitlendirilmesi ve mümkün olduğu kadar 365 güne kadar uzanmıştır. Sağlık ve 55 yaş üstü turizm için yollar aranmalı.
- Özellikle kış aylarında, ısıtma maaliyeti ve servis kalitesi açısından tesisin monoblok olması önemli. Ne kadar deprem bölgesinde olması dolayısı ile fazla katlı yapılaşmaya müsade edilmese de az katlı geniş alana dağılmış monoblok 4 veya 5 yıldızlı tesisler yapılabilir. Bu zaruri ihtiyaçtır. Maalesef bu esasa yakın bir tek aklı başında tesis var. O da,haciz ve el değiştermelerin getirdiği servis - kalite eksikliği dolayısı ile faydalı olamıyor.Karagözler semtinde bulunan Ece Saray harici yeni restore edilip hizmete sunulan tesisler ise büyük tesisler yanında destinasyon değerlendirmesinde yardımcı tesis olarak kullanılabilir.
- Butik otel,yaşam kalitesi yüksek olan elit kesime hitap eden ve servis sunan tesistir. Bunun için tesis dış ve iç yüzeyleri 1'inci kalite,misafir kullanım alanlarında ise temalı özel malzeme kullanılmalı. Mutfak,misafirin zevkine uygun enternasyonal sunum yapabilmeli.Tesisin güvenliği, misafirin yaşam standartı ile doğru orantıda olmalı. Bizde en kolay alınan tesis belgesi 'Özel Belgeli Otel' olduğundan vasfı uymayan, ad enflasyonu yaşanan bu tesisler haksız rekabete yol açmakta ve misafir sürekliliği kaybına sebep olmaktadır.
- Ölüdeniz'in sit alanı olması sebebi ile yatak kapasitesinin fazla artma şansı yoktur. Burdaki konaklama tesisleri servis kalitesini artırma çözümleri aramalı, uygulamalı. Belirli bir yatak kapasitesi
altındaki tesisler, her şey dahil yerine konumlarına uygun servis konseptine gitmeli.
- Konaklama tesisleri, servis sürekliliğine dikkat etmeli. Sık sık konsept değiştirmemeli.
- Kayaköy Rum Evleri,UNESCO ve uluslarası vakıflar da dahil irtibata geçerek ayakta kalmasını sağlıyacak turistik bir tesis haline getirilmeli.
- 2007 yılında o zamanki Muğla Valisi Lütfi Yiğenoğlu'nun öncülüğünde ve desteğinde kurulan ama nedense beklemeye alınan Fethiye - Seki Erendağı Kış Sporları Merkezi bir an önce hayata geçirilmeli.
- Sürekli alüvyonlar ile beslenen, Şövalye Adası'nın konumu sebebi ile alüvyonları açık denize sürküle edemiyen Fethiye Körfezi'nin 15-20 sene içinde tamamen dolacağı tahmin edilmektedir. Körfezin temizlenmesi,Fethiye Belediyesi olanaklarının üzerindedir. Devlet imkanlarını daha geç kalmadan Fethiye Körfezi için seferber etmelidir.
- Yanıklar - Ölüdeniz arası yaklaşık 35 kilometredir ve insanlar minibüsçülerin insafına teslim edilmiştir. Toplu ulaşım için radikal çözümler üretilmeli. Raylı sistem seçeneği dahil. Hatta Mavi Yolculuk destinasyon önemi düşünüldüğünde Göcek başlangıcı yapmakta fayda var. Aynı çözümler Fethiye-Saklıkent arası ulaşım içinde üretilmeli.
- Artık AVM'ler bir yaşam şekli oldu.Onun için Fethiye merkezde yerel ve turiste hitap edecek,tanınmış firmaları içinde barındıracak AVM kurulmalı.
- Hisarönü eğlence merkezi olarak düşünülmeli.Konser ve çeşitli aktiviteler ile güncellenmeli.
- Sonuç olarak,Fethiye'nin misafir profili hedefleniyor. İçinde bağımlı olmayan,doğaya düşkünlük, belki biraz eksterem yaşamak veya sakin bir tatil özlemi duyan kesim. Bunun için ana pazarlar olarak İngiltere, İrlanda, İzlanda, İskandinav ülkeleri, Belçika ve Hollanda'yı söyleyebiliriz. Almanya ile Rusya'yı da buna dahil etmek fayda var. Ayrıca Ortadoğu ile Arap dünyasında bu yaşam düzeni benimsemiş kesim de gerçekleştirmek gerekir.
- Dalaman Havalimanı'na, tur operatörlerinden bağımsız charter uçaklarının düzenli sefer yapılması için sürdürülen kayıtların yapılması.
- Ana konumla ilgili değil ama lüzum üzerine değinmek istedim. İki kol ve iki bacak ameliyatı yapılan ve maalesef kaybettiğimiz iyileşmenin başladığı başına bir gidiştir. Sağlık turizminden bahsediyoruz talihsizlik kadarı ile asıl tepki gösterilmesi gereken turizmcilerimizden bir ses yok. Almanların bir sözü vardır 'Alle Vorurteile bestimmen die Mainungen' yani ''Önyargılar, düşünceleriyi etkiler'. Onun için, Türkiye imajını sarsacak olaylarda turizmciler olarak gerekli tepkiyi göstermeliyiz. Unutulmamalıki sağlık, eğitim ve hukukta şov ve resimlerden uzak çalışmalar olmaz .Karşınızdaki insan ve onun yaşamıdır...